Kalp durması, dünyada ani ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Özellikle ventriküler fibrilasyon (VF) ve nabızsız ventriküler taşikardi (VT) gibi ritim bozukluklarında, ilk birkaç dakika içinde yapılan müdahale hayati önem taşır. Bu noktada devreye giren cihazlardan biri de defibrilatör kalp şok cihazıdır.
Peki defibrilatör nedir, ne işe yarar ve nasıl kullanılır? Otomatik eksternal defibrilatör (OED/AED) ile manuel defibrilatör arasında ne fark vardır? Taşınabilir Şok Cihazı Hakkında Yönetmelik’in getirdikleri ve yasal yükümlülükleri bu rehberde tüm detaylarıyla açıklıyoruz.
Defibrilatör cihazı, ventriküler fibrilasyon (VF) ve nabızsız ventriküler taşikardi (VT) gibi ölümcül kalp ritim bozukluklarını analiz ederek gerektiğinde elektriksel şok uygulayabilmektedir. Özellikle hastane dışı ani kardiyak arrest vakalarında hızlı müdahale amacıyla geliştirilmiştir. Kalbin etkili şekilde kan pompalayamadığı durumlarda erken defibrilasyon uygulanması, yaşama dönüş ihtimalini ciddi ölçüde artırabilmektedir.
Defibrilatör kullanımı, ani kalp durması vakalarında hayat kurtarıcı müdahalenin en kritik adımlarından biridir. Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazları, gelişmiş ritim analiz sistemleri, sesli ve görsel yönlendirme özellikleri sayesinde sağlık profesyoneli olmayan kullanıcıların dahi basit bir şekilde müdahale edebilmesine olanak tanır. Ancak etkili ve güvenli kullanım için hastanın doğru değerlendirilmesi, uygun hazırlık yapılması ve cihazın verdiği komutların dikkatle takip edilmesi gerekir.
European Resuscitation Council (ERC) tarafından yayımlanan güncel resüsitasyon kılavuzları doğrultusunda, defibrilatörün temel kullanım sürecini aşağıda özetledik:
Defibrilatör kullanımı doğru uygulandığında ani kalp durmalarında yaşama dönüş ihtimalini ciddi ölçüde artırabilir. Özellikle tam otomatik OED cihazları, kullanıcıyı adım adım yönlendirerek hızlı ve güvenli müdahaleyi mümkün kılar. En önemli nokta, panik yapmadan cihazın talimatlarını takip etmek ve mümkün olan en kısa sürede müdahaleye başlamaktır.
Defibrilatörler, kullanım alanlarına, müdahale şekillerine ve kullanıcı profiline göre farklı kategorilere ayrılmaktadır. Başlıca defibrilatör çeşitleri şunlardır:
Hastane ortamında uzman sağlık personeli tarafından kullanılan manuel modellerden, kamusal alanlarda ilk yardımcılar ve halktan kurtarıcıların kullanımına uygun otomatik eksternal defibrilatörlere kadar farklı seçenekler bulunmaktadır.
Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazı, kalbin kan pompalama fonksiyonunu yerine getiremediği, büyük arterlerden nabız alınamadığı ve buna bağlı olarak hastada solunum ve bilinç kaybı ile gelişen ani kalp durması (kardiyopulmoner arrest) vakalarına yol açan kalp atışı düzensizliklerini ve karıncık fibrilasyonu (ventriküler fibrilasyon (VF)) gibi rahatsızlıkları tedavi etmek üzere tasarlanmıştır.
OED cihazı kendiliğinden yapışan ped/elektrotları ile kalbin ürettiği elektriksel aktiviteyi tanımlayabilir. Şoklanabilir ritimleri tespit edip kullanıcıyı yönlendirerek, şokun kalbe iletilip ventriküler fibrilasyon ve nabızsız ventriküler taşikardi gibi ritimlerin düzenlenmesini sağlar.
OED cihazlarında gelişmiş EKG analiz yazılımı bulunmaktadır. EKG sinyali cihaz tarafından analiz edilerek sesli veya görsel uyarılarla kullanıcı yönlendirilir. Bu nedenle kullanıcının kalp ritmini bilmesi gerekmez. OED cihazları ani kalp durması esnasında vaka anında bulunan kişiler için özel olarak geliştirilmiş bir cihazdır, olay yerine sağlık görevlilerinin yardımı ulaşıncaya kadar kullanılmaktadır.
Avrupa Resüsitasyon Konseyi (European Resuscitation Council – ERC) tarafından hazırlanan kılavuz referans gösterilerek kalp durması, kalbin aniden kan pompalama fonksiyonunu kaybetmesi ve dolaşımın tamamen durması olarak tanımlanır. Normal şartlarda kalp, vücuda sürekli kan ve oksijen pompalar; ancak kalp durması geliştiğinde bu süreç ani şekilde kesilir ve özellikle beyin başta olmak üzere hayati organlar oksijensiz kalır.
Kalp durması genellikle ani ve beklenmedik şekilde ortaya çıkar. En tipik bulgular arasında kişinin aniden yere yığılması, bilincini kaybetmesi ve normal solunumun durması yer alır. Bu durumda kişi tepkisizdir ve yaşam bulguları hızla kaybolur. Müdahale edilmediği takdirde kalp durması birkaç dakika içinde ölümcül sonuçlara yol açabilir.
Kalp durmasında temel sorun, kalbin elektriksel sisteminin bozulmasıdır. Bu nedenle kan dolaşımı tamamen durur, kişi kısa sürede bilincini kaybeder ve nefes alamaz hale gelir. Bu süreçte en kritik nokta, ilk birkaç dakika içinde müdahale edilmesidir.
ERC kılavuzlarına göre Ani Kalp Durması esnasında en etkili yaklaşım:
Kalp durması sıklıkla kalp krizi ile karıştırılır. Ancak kalp krizi, kalbi besleyen damarların tıkanması sonucu gelişen bir dolaşım problemidir ve kalp çoğu zaman atmaya devam eder. Kalp durması ise elektriksel bir arızadır ve kalbin etkili şekilde pompalama yapmaması ile sonuçlanır. Bu nedenle iki durum birbirinden farklıdır ve acil müdahale yaklaşımı da buna göre değişir. Kalp durması şüphesinde zaman kritik öneme sahiptir ve saniyeler bile hayati fark yaratabilir.
Taşınabilir Otomatik Şok Cihazı (OED), acil durumlarda hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığı ani kalp durması vakalarında, farklı eğitim seviyelerine sahip kişiler tarafından kullanılabilecek şekilde tasarlanmıştır. 9 Aralık 2025 tarihli Taşınabilir Otomatik Şok Cihazı Hakkında Yönetmelik uyarınca OED cihazı, sağlık meslek mensupları, ilk yardımcılar ve halktan kurtarıcılar tarafından kullanılabilir.
⭐ Editörün Notu - “OED Cihazı’nın yanlışlıkla şok verme riski yoktur.”
Neslişah Demiray
Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazları kullanımı güvenlidir. OED cihazları, kalp ritmini otomatik olarak analiz ederek yalnızca şoklanabilir ritim bulursa şok uygular. Bu nedenle yanlışlıkla şok verme riski yoktur. Cihaz, kullanıcıya sesli ve görsel komutlarla adım adım rehberlik eder ve ritim analizi sırasında hastaya dokunulmamasını özellikle uyarır. Şok önerilmediği durumlarda cihaz enerji aktarımı yapmaz ve kullanıcıyı temel yaşam desteği uygulamasına yönlendirir.
OED cihazları doğru koşullarda son derece güvenli ve hayat kurtarıcıdır, önemli olan cihazın sesli yönlendirmelerine uymak ve güvenli kullanım koşullarını sağlamaktır.
9 Aralık 2025 tarihli Taşınabilir Otomatik Şok Cihazı Hakkında Yönetmelik uyarınca, ani kalp durmalarına hızlı müdahale edilebilmesi için taşınabilir otomatik şok cihazlarının (OED) toplumun yoğun bulunduğu, erişimi kolay ve görünür alanlarda konumlandırılması gerekmektedir. Yönetmelik kapsamında OED cihazlarının bulundurulması zorunlu tutulan başlıca alanlar şunlardır:
| 2026 Yılı Sonuna Kadar | 2027 Yılı Sonuna Kadar | 2028 Yılı Sonuna Kadar |
|---|---|---|
| Havalimanlarında yolcuya hizmet veren alanlar ve yolcu uçakları | 100+ yataklı otel veya yükseköğretim yurtları | Aynı kampüste 100+ çalışanı olan iş yerleri |
| Spor tesisleri / salonları / stadyumlar (10.000 m² veya 10.000 koltuk üstü) | Aynı kampüste 200+ çalışanı olan iş yerleri | Benzin istasyonları |
| 800 m² üzeri fitness salonları | Merkezi büyük ibadethaneler (10.000 m² üstü) | |
| Büyükşehir belediyelerince belirlenen kent meydanları | Spor tesisleri / salonları / stadyumlar (5.000 m² veya 1.000 koltuk üstü) | |
| 5.000 m² üzeri AVM’ler | TOHM ve SEM merkezleri | |
| İl merkezinde, 100.000+ nüfuslu ilçelerde şehirler arası terminaller | ||
| Aynı kampüste 500+ çalışanı olan iş yerleri | ||
| 500+ yataklı otel veya yükseköğretim yurtları | ||
| 100+ yolcu taşıyan deniz ulaşım araçları | ||
| Raylı sistem istasyonları, garlar, şehirler arası trenler | ||
| 1.000+ katılımlı etkinlik alanları (konferans, festival vb.) |
Defibrilatör (OED) cihazı seçerken hem mevzuata uygunluk hem de operasyonel sürdürülebilirliği dikkatle değerlendirilmelidir.

Defibrilatör (OED) cihazı seçimi ve mevzuata uyum süreci, yalnızca teknik kriterlerin değerlendirilmesiyle sınırlı olmayıp aynı zamanda güncel yönetmeliklere tam uyumun sağlanmasını gerektiren çok boyutlu bir süreçtir.
9 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Taşınabilir Otomatik Şok Cihazı (OED) Hakkında Yönetmelik, Türkiye’de ani kalp durmalarına yönelik müdahale standartlarını yeniden düzenleyerek OED cihazlarının kullanım, konumlandırma ve takip süreçlerini Sağlık Bakanlığı düzeyinde standart hale getirmiştir.
Bu yönetmelik ile birlikte OED cihazlarının yalnızca teknik özellikleri değil aynı zamanda toplu alanlarda erişilebilirliği, Sağlık Bakanlığı OED-Net sistemi üzerinden izlenebilirliği ve kayıt süreçleri de yasal çerçeveye bağlanmıştır. Ayrıca cihazların insan yoğunluğu kriterlerine sahip alanlarda bulundurulması ve “halktan kurtarıcı” dahil olmak üzere geniş kullanıcı kitlesi tarafından kullanılabilmesi resmi olarak tanımlanmıştır.
Yönetmelik kapsamında AVM’ler, havalimanları, spor tesisleri, iş yerleri ve toplu taşıma alanları gibi birçok noktada OED bulundurulması 2026 ile 2028 yılları arasında kademeli olarak zorunlu hale getirilmiştir. Bu düzenleme ile hedeflenen temel amaç, ambulans sağlık ekipleri olay yerine ulaşana kadar geçen dakikalarda erken defibrilasyon uygulamasını yaygınlaştırmaktır.
Helvacıoğlu Tıbbi Cihazlar çatısı altında faaliyet gösteren Medikaliste ve DefibriAid olarak, ASELSAN Heartline OED cihazları Türkiye distribütörlüğünü yürütüyor, Sağlık Bakanlığı OED-Net sistemine entegre, güncel mevzuatla tam uyumlu çözümler sunuyoruz. Kurumların yönetmelik uyum süreçlerini cihaz seçimi, kurulum, OED-Net entegrasyonu, teknik servis, bakım planlaması ve operasyonel süreç yönetimi dahil olmak üzere uçtan uca profesyonel olarak yönetiyoruz.
Deneyimli biyomedikal mühendislerimiz ve paramedik eğitmenlerimiz tarafından sunulan satış sonrası uygulamalı eğitim programları ile kullanıcıların OED cihazlarını doğru, güvenli ve etkin şekilde kullanabilmesi için gerekli tüm teknik ve operasyonel yetkinliğin kazandırılmasını sağlıyoruz.
Yönetmeliğin teknik şartları, OED-Net entegrasyonu, cihaz standartları ve uyum takvimi gibi tüm detayları ayrı bir yazıda kapsamlı şekilde ele aldık.
👉 Taşınabilir Otomatik Şok Cihazı (OED) Yönetmeliği: 2026 Güncel Rehber yazımızı inceleyerek tüm mevzuat detaylarına ulaşabilirsiniz.
Defibrilatör (OED) cihazları, ani kalp durması vakalarında erken müdahale imkanı sağlayarak yaşam zincirinin en kritik halkalarından birini oluşturur. Türkiye’de 9 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan yeni yönetmelik ile birlikte bu cihazların teknik standartları, kullanım alanları ve mevzuata uyum süreçleri daha net bir çerçeveye kavuşmuştur. Bu nedenle defibrilatör seçimi yapılırken yalnızca cihazın teknik özellikleri değil, yönetmelik uyumluluğu, OED-Net entegrasyonu, servis sürdürülebilirliği ve kullanıcı eğitimi gibi unsurlar da birlikte değerlendirilmelidir. Doğru konumlandırılmış, doğru seçilmiş ve doğru kullanılan bir OED cihazı, kritik anlarda hayat kurtaran en önemli müdahale araçlarından biridir.