EKG Nedir? EKG Nasıl Çekilir?
Ürün Tanıtımları
Son Güncelleme: 24 Temmuz 2026 20:21

EKG Nedir? EKG Nasıl Çekilir?

N-
Neslişah Demiray
- Paramedik
Yayınlanma Tarihi: 24 Temmuz 2026 20:21 Okuma Süresi: 3 dk.
0

Kısa Özet

  • EKG (elektrokardiyografi), kalbin elektriksel aktivitesini kaydeden, ağrısız ve risksiz bir tanı yöntemidir.
  • Kol, bacak ve göğse yapıştırılan elektrotlar aracılığıyla kalbin ritmi, hızı ve elektriksel haritası çıkarılır.
  • Rutin bir EKG çekimi yaklaşık 3-5 dakika sürer, sonuçlar P, Q, R, S, T, U dalgalarından oluşan bir grafikte (elektrokardiyogram) görülür.
  • Holter EKG 24-48 saat süren uzun dönemli takip, Eforlu EKG ise egzersiz sırasında kalbin tepkisini ölçen özel bir çekim türüdür.
  • EKG, ritim bozukluğu, kalp krizi, dal bloğu, elektrolit dengesizliği gibi birçok duruma dair önemli ipuçları verir, ancak tek başına kesin tanı koymaz, sonuçlar mutlaka bir hekim tarafından yorumlanmalıdır.

EKG (elektrokardiyografi), günümüzde birçok hastanede bulunan ve kalp damar hastalıklarının teşhisi için kullanılan bir cihazdır. EKG cihazı sayesinde, kalbin kasılması esnasında oluşan elektriksel aktivite bir grafik şeklinde kaydedilebilir ve bu grafik kağıda dökülebilir. Kalp attığında vücutta hafif bir elektriksel aktivite oluşur. EKG cihazı aracılığıyla bu elektriksel aktivite gözlemlenir. Böylece kalbin atış frekansı, kalp ritmi ve benzeri birçok önemli bilgiye ulaşılabilir. Kalpteki elektriksel aktiviteyi ölçmek için öncelikle kişinin kol, bacak ve göğüs bölgelerine elektrotlar yapıştırılır. Kişinin vücudunun üzerine yapıştırılan bu elektrotlar, EKG cihazına bilgi gönderir. Gönderilen bilgi ise EKG cihazı tarafından bir grafik oluşturacak şekilde kağıda aktarılır. Bu sayede ilgili hekim, hastanın durumu hakkında ön bilgi sahibi olur.

EKG, günümüzde en çok kullanılan kalp muayene tekniklerinden birisidir. Neredeyse her kardiyolog randevusundan önce hastadan EKG çektirilmesi istenir. Elektrokardiyografi, temelde kalbin uyarılması esnasında kalp hücrelerinde meydana gelen elektriksel aktiviteyi ve bunun yanında kalbin kulakçık ve karıncık bölümlerindeki kasılma ve gevşeme evrelerini takip eden bir cihaz olarak bilinir. Hekim hastanın EKG'sine baktığında hastanın kalbinin elektriksel bir haritasını görür. Bu harita aynı zamanda kalbin şekli ve büyüklüğü hakkında da bilgi verir. Sağladığı bu gibi avantajların yanı sıra kalp ritim bozukluğu, hipertrofi, kalp duvarının kalınlaşması, kalp boşluğunun büyümesi ve kalp kanlanması gibi durumların tespiti de EKG cihazı sayesinde oldukça kolaylaşmıştır. Öyle ki günümüzde birçok kalp hastalığı, uzun test süreçlerine maruz kalmadan sadece kişinin EKG sonucu incelenerek teşhis edilebilmektedir.

EKG cihazının kaydettiği grafiklere elektrokardiyogram adı verilir. Bu elektrokardiyogramlarda her kalp atışına karşılık olarak P Q R S T U dalgalarından oluşan bir yapı görülür. Bu dalgalarda olağan dışı değişiklikler olması, farklı dalgaların ortaya çıkması veya dalgaların sürelerinde anormal farklılıklar olması gibi durumlarda kişide kalbi ilgilendiren bir sorun olduğu söylenebilir. Hekim bu verileri inceler ve hastaya gerekli teşhisi koyar.

EKG Açılımı Nedir?

EKG, "elektrokardiyografi" kelimesinin kısaltmasıdır. Cihazın kaydettiği grafiğe ise "elektrokardiyogram" adı verilir, günlük dilde ikisi de kısaca "EKG" olarak anılır. Kelime kökeni Yunanca "elektro" (elektrik), "kardiyo" (kalp) ve "gram" (yazı, kayıt) sözcüklerinin birleşiminden gelir ve doğrudan "kalbin elektriksel kaydı" anlamına gelir.

P Q R S T U Dalgaları Ne Anlama Gelir?

Elektrokardiyogramlarda her kalp atışına karşılık olarak gelen bu dalgaları şu şekilde açıklayabiliriz:

  • P Dalgası: Atriyal aktivasyon tarafından meydana getirilen elektriksel kuvvetleri gösterir ve dalganın aralığını ölçer.
  • PR Aralığı: Atriyal depolarizasyonun başlangıcı ile ventriküler depolarizasyonun başlangıcı arasındaki iletim zamanını gösterir. Normal PR aralığı yaklaşık 0,12–0,20 saniye arasındadır.
  • QRS Süresi: QRS kompleksinin başından sonuna kadar ölçülür ve ventriküler aktivasyonun süresini işaret eder. Normalde 0,06–0,10 saniye civarındadır, sürenin ölçümü saniyeler ile yapılır.
  • QT Aralığı: QRS kompleksinin başından T dalgasının son bölümüne kadar ölçülür ve ventriküler sistolün toplam süresini işaret eder. Bu ölçüm de saniye ile yapılır.
  • ST Segmenti: Ventriküler depolarizasyonun bitimiyle T dalgasının başlangıcı arasındaki aralığı işaret eder.
  • T Dalgası: Ventriküler repolarizasyonun ortaya çıkardığı elektriksel kuvveti işaret eder.
  • U Dalgası: Ventrikül kasındaki ard potansiyelleri veya purkinje liflerinin repolarizasyonunu işaret eder.

Bu değerler kişiden kişiye küçük farklılıklar gösterebilir, kesin yorum için mutlaka bir hekim değerlendirmesi gerekir.

EKG Renkleri Ne Anlama Gelir?

EKG çekiminde kullanılan elektrot kabloları, karışıklığı önlemek amacıyla uluslararası standartlara göre renklendirilmiştir. Yaygın olarak kullanılan renk kodlaması şu şekildedir:

  • Kırmızı: Sağ kol
  • Sarı: Sol kol
  • Yeşil: Sol bacak
  • Siyah: Sağ bacak (toprak/referans elektrot)
  • Göğüs elektrotları (V1-V6): Kırmızı, sarı, yeşil, kahverengi, siyah ve mor gibi ek renklerle göğüs üzerindeki 6 farklı noktaya yerleştirilir.

Bu renklendirme, elektrotların doğru bölgeye ve doğru sıraya takılmasını kolaylaştırarak hem işlemi hızlandırır hem de hatalı bağlantıdan kaynaklanabilecek yanlış okumaların önüne geçer.

EKG Derivasyonları Nelerdir?

"Derivasyon", kalbin elektriksel aktivitesinin farklı açılardan ölçülmesini sağlayan her bir kayıt kanalını ifade eder. Standart bir EKG çekiminde 12 derivasyon kullanılır ve bu nedenle işlem "12 derivasyonlu EKG" olarak da adlandırılır:

  • 6 ekstremite derivasyonu (kol ve bacaklara bağlanan elektrotlardan elde edilir): DI, DII, DIII, aVR, aVL, aVF
  • 6 göğüs (prekordiyal) derivasyonu: V1, V2, V3, V4, V5, V6

Her derivasyon, kalbin farklı bir bölgesindeki elektriksel aktiviteyi gösterir. Bu sayede hekim, olası bir sorunun kalbin hangi bölgesinde (ön duvar, alt duvar, yan duvar vb.) olduğunu ayırt edebilir.

EKG Elektrot Yerleşimi Nasıldır?

Doğru ve güvenilir bir EKG kaydı elde etmenin en kritik adımlarından biri, elektrotların (problar) doğru anatomik noktalara yerleştirilmesidir. Yanlış yerleştirilen bir elektrot, kalbin elektriksel aktivitesini olduğundan farklı gösterebilir ve hatalı bir yoruma yol açabilir. Standart 12 derivasyonlu EKG'de elektrot yerleşimi iki grupta incelenir:

Ekstremite Elektrotları

  • Sağ kol (RA): Sağ bilek iç yüzeyine yakın bölge
  • Sol kol (LA): Sol bilek iç yüzeyine yakın bölge
  • Sağ bacak (RL): Sağ ayak bileği iç yüzeyine yakın bölge (toprak/referans elektrot)
  • Sol bacak (LL): Sol ayak bileği iç yüzeyine yakın bölge

Göğüs (Prekordiyal) Elektrotları

Göğüs elektrotları, kaburgalar arasındaki boşluklar (interkostal aralıklar) referans alınarak yerleştirilir:

  • V1: 4. interkostal aralık, sternumun (göğüs kemiği) sağ kenarı
  • V2: 4. interkostal aralık, sternumun sol kenarı
  • V3: V2 ile V4 arasındaki orta noktaya
  • V4: 5. interkostal aralık, sol midklavikular hat (köprücük kemiğinin ortasından inen çizgi) üzerinde
  • V5: V4 ile aynı yatay hizada, sol ön aksiller hat (koltuk altının ön kenarından inen çizgi) üzerinde
  • V6: V4 ile aynı yatay hizada, sol orta aksiller hat (koltuk altının ortasından inen çizgi) üzerinde

Elektrotların cilde daha iyi temas etmesi için yerleştirilecek bölgelerin önceden temiz, kuru ve mümkünse kılsız olması önerilir. Elektrot pozisyonlarındaki küçük sapmalar bile, özellikle göğüs derivasyonlarında, kayıt üzerinde farklılıklara yol açabileceğinden bu işlem genellikle eğitimli sağlık personeli tarafından standart bir sıraya göre uygulanır.

Sahada en çok dikkat edilmesi gereken noktalardan biri, göğüs elektrotlarının (V1-V6) doğru interkostal aralığa yerleştirilmesidir. Özellikle kadın hastalarda meme dokusu nedeniyle V4-V6 elektrotlarının yeri karıştırılabilir, bu elektrotlar meme dokusunun altına değil, belirtilen interkostal aralığa ve hat üzerine yerleştirilmelidir.

Paramedik Neslişah Demiray

EKG Öncesi Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

EKG işlemini yapmak için hastanın herhangi bir ilaç kullanması veya aç-tok karınla hastaneye gelmesi gibi ön hazırlıklar yapması gerekmez. Ancak eğer göğüs bölgesinde aşırı kıl varsa bu kılların alınması ve EKG işlemi öncesinde vücudu yorup kalp atışını hızlandıracak aktiviteler yapılmaması önerilmektedir. Hasta eğer sigara içiyorsa çekimden önce sigara içmemelidir ve mümkünse rahatlıkla sıyrılabilecek kıyafetlerle hastaneye gelmelidir.

EKG Nasıl Çekilir?

Elektrokardiyografi, son derece risksiz ve kolay şekilde uygulanabilen bir tıbbi muayene tekniğidir. Genellikle kardiyoloji doktorunun yönlendirmesiyle yapılan EKG çekimi, günümüzde her hastanede yapılan bir işlemdir. EKG çekimi sayesinde kalbin işlevi değerlendirilir ve kalpteki birçok hastalık teşhis edilebilir. EKG sırasında hastaların neredeyse hiçbiri ağrı veya sızı hissetmez. Çekim aşamaları özetle şu şekildedir:

  1. Hazırlık: Hasta, EKG odası adı verilen özel bir odaya alınır ve sırt üstü uzanması istenir.
  2. Kıyafet ve takıların çıkarılması: Hastadan kıyafetlerini yukarı doğru sıyırması, mümkünse belden üst kısımdaki kıyafetlerini çıkarması istenir. Boyun veya bilek bölgesindeki takı ve metal eşyalar da çıkarılır.
  3. Cilt temizliği: Elektrotların vücut yüzeyine daha iyi yapışması için yerleştirilecek bölgeler özel bir sıvıyla temizlenir.
  4. Elektrotların yapıştırılması: Elektrotlar kişinin göğsüne, kollarına ve bacaklarına yapıştırılır. Bu sırada hafif bir üşüme hissi ya da yapıştırma bölgesinde geçici bir kızarıklık oluşabilir.
  5. Ölçüm: EKG cihazı ölçüm yapmaya ve verileri kaydetmeye başlar. Bu işlem yaklaşık üç dakika civarı sürer. İşlem boyunca hastadan konuşmaması ve vücudunu mümkün olduğunca az hareket ettirmesi istenir.
  6. Çıktı: İşlemin ardından EKG cihazı, hastanın kalbinden topladığı verileri hızlıca özel bir kağıda (elektrokardiyogram) grafik şeklinde aktarır.

Kimi durumlarda hastaların EKG'sinde parazitlenme sorunu ortaya çıkar. İskelet kaslarının oluşturduğu aktiviteler sebebiyle ortaya çıkan bu durumun yaşanmaması ve EKG işleminin süresinin uzamaması için hasta sırt üstü rahat bir pozisyonda uzanmalı ve hareket etmemelidir. Bu duruma kimi zaman hastanın çıkartmayı unuttuğu yüzük, kolye, bileklik, saat gibi takılar da neden olabilmektedir.

Anlattığımız bu EKG uygulamaları rutin olarak isimlendirilen EKG türüdür. Bunun yanında, EKG'nin Holter EKG ve Eforlu EKG olarak iki farklı türü de bulunmaktadır.

Sahada en sık rastlanan hata, hastanın üzerinde takı ya da saat unutulması. İşleme başlamadan önce bu tür metal eşyaların mutlaka kontrol edilmesi gerekir, aksi halde kayda parazit olarak yansıyabilir ve işlemin tekrarlanması gerekebilir.

Paramedik Neslişah Demiray

EKG Kağıdı Nasıldır?

EKG cihazının çıktı verdiği özel kağıt, milimetrik karelerden oluşan ızgara şeklinde bir yapıya sahiptir. Bu kareler sayesinde hem zaman hem de elektriksel genlik (voltaj) ölçülebilir: yatay eksen zamanı, dikey eksen ise elektriksel gerilimi temsil eder. Küçük kareler 1 mm (standart hızda 0,04 saniye), büyük kareler ise 5 mm (0,20 saniye) uzunluğundadır. Bu standart ızgara yapısı, hekimin dalga sürelerini ve aralıklarını cetvel kullanmadan, doğrudan kağıt üzerinden okuyabilmesini sağlar.

EKG Hızı (Kalp Hızı) Nasıl Hesaplanır?

EKG kağıdı üzerinden kalp hızını hesaplamanın en yaygın yöntemi, iki R dalgası arasındaki büyük kare sayısını 300 sayısına bölmektir (standart kağıt hızında). Örneğin iki R dalgası arasında 5 büyük kare varsa kalp hızı yaklaşık 300 / 5 = 60 atım/dakika olarak hesaplanır. Düzensiz ritimlerde ise genellikle belirli bir zaman aralığındaki (örneğin 6 saniyelik) R dalgası sayısı 10 ile çarpılarak tahmini hız bulunur. Bu hesaplama sağlık profesyonelleri tarafından yapılan teknik bir değerlendirmedir.

Holter EKG Nedir?

Holter EKG aynı zamanda Ambulatuar EKG olarak da adlandırılır. Holter cihazı, kalplerinde rahatsızlık bulunan hastaların gün içindeki kalp faaliyetlerini kaydeden cihazdır. Boyutu yaklaşık bir akıllı telefon büyüklüğündedir. Yine Rutin EKG gibi Holter EKG de sadece bir muayene ve gözlem yöntemidir. Klasik EKG işlemi yaklaşık 4-5 dakika sürmekteyken Holter EKG işlemi ise 24 ila 48 saat ya da daha uzun zaman alabilir. Bu süre boyunca hastanın kalbindeki elektriksel faaliyetler kesintisiz bir şekilde izlenir ve kayıt altına alınır. Bu işlemdeki asıl amaç, klasik EKG ile ortaya çıkmayan ritim bozukluklarını ve tansiyon hastalıklarını saptamaktır.

Holter cihazına bağlı elektrotlar bulunur. Bu elektrotlar, ritim bozukluğu şüphesi olduğu durumlarda hastanın göğüs kısmına takılır. Yüksek tansiyon şüphesinin olduğu durumlarda ise kol bölgesine takılır. Cihaz bir kemer yardımıyla hastanın beline sabitlenir ve hastanın kalbindeki elektriksel dalgalar izlenmeye başlanır. Holter cihazı takılıyken hasta duş almamalı, MR çektirmemeli ve cep telefonu, tablet gibi teknolojik aletlerden uzak durmaya çalışmalıdır.

Holter cihazının çalışma prensibi, kullanım süreci ve dikkat edilmesi gereken diğer detaylar hakkında daha kapsamlı bilgi için Holter Cihazı Nedir? yazımızı inceleyebilirsiniz.

Eforlu EKG Nedir?

Diğer bir EKG türü olan Eforlu EKG sayesinde, kalbin hızlı çalıştığı zamanlarda ne şekilde tepki verdiği ve hangi elektriksel sinyalleri gönderdiği gözlemlenir. Bu işlem sırasında hasta bir EKG makinesine bağlanır. Ancak diğer EKG işlemlerinden farklı olarak, hastadan bir koşu bandında koşması veya hızlı adım atması istenir. Böylelikle doktor hastanın kalp atış hızını gözlemler ve buna göre teşhisini koyar.

Normal EKG işleminde kişinin aç veya tok olmasının herhangi bir önemi yokken eforlu elektrokardiyografi yönteminde ise kişi, bir nevi egzersiz yapacağı için hafif yiyecekler yemelidir. İşlem öncesinde, mümkünse vücuda rahat oturan ve spora uygun kıyafetler giyilmelidir. Hastaya diğer EKG işlemlerinde olduğu gibi kalpteki elektriksel sinyalleri EKG cihazına aktarması için elektrotlar takılır ve bu elektrotlar hasta koşu bandında egzersiz yaparken de takılı kalmaya devam eder. Koşu bandında eğimli yürüyüş, koşma, hızlı yürüyüş ve koşma gibi hareketler yapılır. Böylece kişinin kalbinin baskı altında ne şekilde tepki verdiği ölçülür.

Ayrıca eforlu EKG kimi hastalıklara sahip insanlar için fazla yorucu bir test olabilir. Bu yüzden test öncesinde hastanın kullandığı ilaçları ve sahip olduğu hastalıkları doktoruna eksiksiz bir şekilde iletmesi gerekir.

Her EKG Cihazı 12 Derivasyon Ölçer mi?

Piyasada tek kanallı, üç kanallı, altı kanallı ve 12 kanallı olarak adlandırılan EKG cihazları bulunur; ancak "kanal" sayısı, ölçülen derivasyon sayısıyla karıştırılmamalıdır. Kanal, cihazın kaç derivasyonu aynı anda kaydedebildiğini, yani çekim hızını ifade eder. Standart bir tek kanallı EKG cihazı da dahil olmak üzere, piyasadaki hemen hemen tüm rutin EKG cihazları sonuçta yine 12 standart derivasyonun tamamını ölçer; sadece bunu aynı anda mı yoksa sırayla mı yaptığı değişir.

Örneğin bir üç kanallı EKG cihazı aynı anda 3 derivasyonu kaydederken, bir altı kanallı EKG cihazı bu sayıyı 6'ya çıkarır ve çekim süresini kısaltır. 12 kanallı EKG cihazları ise 12 derivasyonun tamamını tek seferde eş zamanlı kaydettiği için en hızlı sonucu verir. Dolayısıyla kanal sayısı arttıkça artan şey ölçülen derivasyon sayısı değil, çekimin hızı ve pratikliğidir.

Sahada "kanal" ve "derivasyon" kavramlarının karıştırıldığını sıkça görüyorum. Kanal sayısı, cihazın kaç derivasyonu aynı anda kaydedebildiğini, yani çekim hızını belirler. Derivasyon sayısı ise kalbin kaç farklı açıdan değerlendirildiğini gösterir. Bir cihazın tek kanallı olması, eksik veya yetersiz bir EKG çektiği anlamına gelmez.

Paramedik Neslişah Demiray

Akıllı Saatlerle EKG Çekilebilir mi?

Son yıllarda bazı akıllı saat modelleri, kullanıcıların tek derivasyonlu bir EKG kaydı almasına imkan tanıyan sensörlerle donatılmaktadır. Bu özellik, özellikle çarpıntı hissi gibi belirtileri fark eden kişiler için pratik bir ön izleme aracı olabilir. Ancak akıllı saatler yalnızca 2 temas noktası (örneğin bilek ve parmak) kullandığından göğüs ve diğer ekstremite derivasyonlarını ölçemez, sadece tek bir derivasyona karşılık gelen sınırlı bir veri sunar. Bu nedenle akıllı saatlerin sunduğu kayıt, hastanede kullanılan 12 derivasyonlu profesyonel cihazların yerini tutmaz ve kapsamlı bir kardiyak değerlendirme için yeterli değildir. Akıllı saatinizde anormal bir bulgu görürseniz bunu mutlaka bir hekime danışarak profesyonel bir EKG ile teyit ettirmeniz önerilir. ("Tek kanallı" ve "tek derivasyonlu" cihazlar arasındaki fark için yukarıdaki "Her EKG Cihazı 12 Derivasyon Ölçer mi?" bölümüne bakabilirsiniz.)

EKG işlemi tıbbi bir işlemdir ve Ürün Takip Sistemi'ne (ÜTS) kayıtlı tıbbi cihaz belgesi bulunan cihazlar ile yapılmalıdır. Dolayısıyla kullanılacak akıllı saatin TİTCK'ya bağlı ÜTS'ye kayıtlı bir tıbbi cihaz olup olmadığı mutlaka sorgulanmalıdır. Aksi halde yanlış veya yanıltıcı sonuçlarla karşılaşılabilir.

Paramedik Neslişah Demiray

EKG Nasıl Okunur ve Yorumlanır?

EKG yorumlama, sağlık profesyonellerinin belirli bir sistematik izleyerek yaptığı teknik bir değerlendirmedir. Genel olarak şu adımlar takip edilir:

  1. Ritim değerlendirmesi: Kalp ritminin düzenli olup olmadığı ve kaynağının sinüs düğümü olup olmadığı kontrol edilir.
  2. Hız hesaplama: Yukarıda anlatılan yöntemlerle kalp hızı belirlenir.
  3. Dalga ve aralıkların incelenmesi: P dalgası, PR aralığı, QRS süresi, QT aralığı ve ST segmenti normal sınırlarla karşılaştırılır.
  4. Eksen değerlendirmesi: Kalbin elektriksel ekseninin normal aralıkta olup olmadığına bakılır.
  5. Anormal bulguların tespiti: Blok, hipertrofi, iskemi veya ritim bozukluğuna işaret edebilecek değişiklikler değerlendirilir.

Bu değerlendirme deneyim ve tıbbi eğitim gerektirir, internet üzerinden edinilen bilgilerle kendi kendine EKG yorumlamaya çalışmak yanıltıcı olabilir. Herhangi bir sonucun ne anlama geldiğini öğrenmenin en güvenilir yolu, sonucu sizi değerlendiren hekiminizle birlikte incelemektir.

Normal ve Anormal EKG Arasındaki Fark Nedir?

Normal bir EKG'de dalgalar (P, QRS, T) düzenli aralıklarla, beklenen süre ve genlik sınırları içinde tekrar eder, kalp ritmi düzenlidir ve elektriksel iletim sorunsuz görünür. Anormal bir EKG'de ise şu bulgulardan biri veya birkaçı görülebilir:

  • Dalga sürelerinde uzama veya kısalma
  • Ritim düzensizlikleri (aritmiler)
  • ST segmentinde yükselme veya çökme
  • Beklenmeyen ek dalgaların ortaya çıkması

"Sınırda" veya "borderline" EKG ifadesi, sonucun tamamen normal sınırlar içinde olmadığı ama net bir hastalık bulgusu da göstermediği durumlarda kullanılır. Bu tür sonuçlar genellikle ek tetkik veya takip gerektirebilir. Anormal ya da sınırda bir EKG sonucu tek başına kesin bir tanı anlamına gelmez, hekim bu bulguyu hastanın diğer test sonuçları ve muayene bulgularıyla birlikte değerlendirir.

Sahada "sınırda EKG" ifadesiyle sıkça karşılaşılıyor ve hastaların bu ifadeyi görünce paniğe kapıldığı gözlemleniyor. Oysa bu ifade genellikle "daha yakından bakılması gerekiyor" anlamına gelir, kesin bir hastalık teşhisi anlamı taşımaz. Yine de sonucun mutlaka değerlendirmeyi yapan doktorla birlikte yorumlanması önerilir.

Paramedik Neslişah Demiray

EKG'de Görülebilecek Bazı Bulgular

EKG, aşağıdaki gibi durumlara işaret eden bulguların tespitinde hekime yardımcı olabilir:

  • Atriyal Fibrilasyon (AF): Kalbin üst boşluklarının düzensiz ve hızlı kasılmasıyla karakterize bir ritim bozukluğudur, EKG'de düzensiz aralıklar ve belirgin P dalgası kaybı ile fark edilebilir.
  • Dal Bloğu (Sağ/Sol Dal Bloğu): Kalbin elektriksel iletim sisteminde bir gecikmeyi ifade eder ve EKG'de QRS kompleksinin genişlemesiyle kendini gösterebilir.
  • Hiperkalemi/Hipokalemi Bulguları: Kandaki potasyum düzeyindeki anormallikler, T dalgasının şeklinde veya QRS süresinde değişikliklere yol açarak EKG'ye yansıyabilir.
  • Kalp Krizi (Miyokard Enfarktüsü) Bulguları: Akut bir kalp krizinde EKG'de genellikle ST segmentinde yükselme veya çökme gözlenir, bu nedenle göğüs ağrısıyla başvuran hastalarda EKG ilk ve en hızlı tanı araçlarından biridir. Kalp krizinin ciddi ritim bozukluklarına ilerlediği acil durumlarda Defibrilatör Nedir? yazımızda anlatılan cihazlar hayat kurtarıcı olabilir. Bu tür taşınabilir şok cihazlarının kullanımı ve mevzuatı hakkında bilgi almak isteyenler Taşınabilir Şok Cihazı Yönetmeliği yazımıza da göz atabilir.

Bu bulguların tamamı, sadece bir hekim tarafından hastanın klinik tablosuyla birlikte yorumlandığında anlam kazanır.

Acil sahada göğüs ağrısıyla gelen hastalarda ilk yapılan işlemlerden biri EKG çekilmesidir, çünkü ST segmentindeki değişiklikler dakikalar içinde hayat kurtarıcı bir karar verilmesini sağlayabilir. Ancak burada paylaşılan bilgiler genel farkındalık amaçlıdır, kendi EKG sonucunuzda benzer bir ifade görseniz bile kendi başınıza yorumlamaya çalışılmamalı, mutlaka doktora danışılmalıdır.

Paramedik Neslişah Demiray

EKG Neden Çekilir?

EKG kişideki kalp damar hastalıklarına kesin bir tanı koymak için kullanılan bir araç değildir. Daha çok yardımcı bir araçtır. Kişinin tıbbi geçmişi, şikayetleri, laboratuvar testleri ve doktorun yapacağı fiziksel muayeneye ek olarak bir de EKG çekilmesi kişinin sağlık durumunun en iyi şekilde anlaşılmasına yardımcı olur.

EKG Çekimi Hangi Hastalıklarda Yapılır?

Elektrokardiyografi yöntemi, aşağıdaki durum ve hastalıkların tespitinde yaygın olarak kullanılmaktadır:

  • Kalp ritim bozuklukları
  • Kalp büyümesi
  • Kalp duvarının kalınlaşması
  • Yüksek tansiyon
  • Elektrolit eksikliği/fazlalığının kalbe olan etkisi
  • Kalpteki kapakçık sorunları
  • Kalbin yeterince kanla dolmadığı veya hasar gördüğü durumlar (iskemi)
  • Kalp kasının incelenmesi gereken durumlar (hipertrofi)
  • Kan iyonlarındaki anormallikler
  • Kalp damarlarında tıkanma veya daralma şüphesi (koroner arter hastalığı)

Ayrıca bayılma ve baş dönmesi gibi durumlar yaşayan, kalp çarpıntısı olan, kalbinin düzensiz veya hızlı şekilde attığı şikayetiyle doktora başvuran, nefes darlığı veya göğüs ağrısı bulunan ve steteskop ile yapılan muayenesi sonucunda kalbinde sıra dışı sesler duyulan hastalardan da EKG çektirmesi istenmektedir. Kardiyoloji uzmanları, kalp seslerini daha net duyabilmek için genellikle kardiyoloji steteskopu tercih eder.

Burada sayılanlar, EKG çekimi yapılan genel hastalık ve durumlardır. Hangi hastaya EKG çekilmesi gerektiğine ve sonuçların nasıl değerlendirileceğine karar verecek olan yine de hekiminizdir.

Paramedik Neslişah Demiray

EKG Kimlere Yapılabilir?

EKG'nin kullanım alanlarına örnek olarak, kalp bölgesinde ağrı şikayetiyle hastaneye başvuran ve kalp krizi belirtileri gösteren kişileri verebiliriz. Hastalık olarak incelediğimizde ise kalp krizi, potasyum ve kalsiyum eksikliği-fazlalığı, kalp kasının kalınlaşması olarak da bilinen hipertrofik kardiyomiyopati, atriyal fibrilasyon, felç, kalp ritim bozukluğu gibi hastalıklara sahip kişilere veya bu belirtileri gösteren kişilere de EKG yapılmaktadır. Tam olarak anlaşılabileceği gibi kalple ilgili hemen hemen her hastalığın teşhisinde EKG yöntemine başvurulmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

+ EKG sonucu ne zaman çıkar?

Rutin bir EKG'nin ham çıktısı işlem bittiği anda kağıda yansır, ancak sonucun yorumlanması ve hastaya iletilmesi hekimin değerlendirmesine bağlı olarak birkaç dakika ile birkaç saat arasında değişebilir. Acil durumlarda bu değerlendirme genellikle çok daha hızlı yapılır.

+ EKG'de kalp hastalığı belli olur mu?

EKG, kalp ritmi, elektriksel iletim ve bazı yapısal sorunlara dair önemli ipuçları verebilir, ancak her kalp hastalığını tek başına kesin şekilde ortaya koyamaz. Örneğin bazı koroner arter darlıkları normal bir EKG ile birlikte görülebilir. Bu nedenle EKG, diğer tetkiklerle birlikte değerlendirilen tamamlayıcı bir araçtır.

+ EKG'de damar tıkanıklığı anlaşılır mı?

Akut ve ciddi damar tıkanıklıklarında (örneğin kalp krizi sırasında) EKG'de belirgin değişiklikler görülebilir. Ancak daha hafif veya kronik damar darlıklarının EKG ile her zaman tespit edilmesi mümkün olmayabilir, bu tür durumlarda anjiyografi gibi ek tetkikler gerekebilir.

+ EKG kaç dakika sürer?

Rutin bir EKG çekimi genellikle 3-5 dakika sürer. Holter EKG 24-48 saat, eforlu EKG ise koşu bandındaki egzersiz süresine bağlı olarak değişmekle birlikte genellikle 15-20 dakika içinde tamamlanır.

"EKG'm normal çıktı, o zaman kalbim tamamen sağlıklı" diye düşünen hastalara sıkça rastlanıyor. Normal bir EKG rahatlatıcı olsa da tek başına kalp sağlığının garantisi değildir, şikayetler devam ediyorsa mutlaka doktora danışılmaya devam edilmelidir.

Paramedik Neslişah Demiray

Kliniğiniz veya Hastaneniz için EKG Cihazı mı Arıyorsunuz?

EKG, kalp sağlığının takibinde ve birçok kardiyak rahatsızlığın erken tespitinde vazgeçilmez bir araçtır. İhtiyacınıza uygun tek kanallı, üç kanallı, altı kanallı veya 12 kanallı EKG cihazı seçeneklerini incelemek için EKG Cihazı sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Yazar Hakkında

Neslişah Demiray

Paramedik

Pamukkale Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Kimya Bölümü'nde yeşil sentez yöntemiyle bitkilerden gümüş nanoparçacık sentezi ve gümüş içerikli maddelerin biyomedikal kullanımı alanında yüksek lisans eğitimine devam etmekte olup bu kapsamda bir TÜBİTAK projesinde yer almaktadır. Aselsan Heartline OED (Otomatik Eksternal Defibrilatör) cihazlarına yönelik farkındalık eğitimleri veren Taşkın, Medikaliste.com bünyesinde tıbbi cihazlar, biyomedikal teknolojiler ve sağlık alanındaki güncel gelişmeleri bilimsel bakış açısıyla buluşturmaktadır.

Uzmanlık & İlgi Alanı

  • Biyomedikal Teknolojiler
  • Tıbbi Cihazlar
  • Nanoparçacık Sentezi

Eğitim

  • Biyomedikal Mühendisliği, Pamukkale Üniversitesi
  • Kimya (Yüksek Lisans), Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
Paylaş